BE(YURT) | 1920 – 2020 | Haberdiyarbakir.Org

beylikdüzü escortşirinevler escort
SON DAKİKA
ankara escortankara escortantalya escortsakarya escortantalya escorttikobahis girişlidyabet giriş360bahis girişmeritroyalbet girişTempobetyouwinbest10tipobet

BE(YURT) | 1920 – 2020

Bu haber 06 Ağustos 2020 - 10:03 'de eklendi ve 239 kez görüntülendi.

Haydar Alper Eser
Haberdiyarbakir.Org
Köşe Yazarı / Columnist
İletişim: haberdiyarbakir.org@msn.com

Uyuma! Çık yataktan! Kalk! Mahalle berberine in! Bir avuç dolusu jilet iste. Kullanılmayacak yerlerini de kırmadan getir eve. Mutfağa yönel. Alt rafı aç. Kolunu uzat. Bir havan al tahtadan. Bir havan al çelikten. Bir havan al her neyse… Aldıklarını at içine. Başla dövmeye. İyice küçült. Koy kâseye. Daldır kaşığı. At ağzına. Çiğnemeden yut. Boğazından inerken yaşadığın o göğüs doluluğu… Yazık ki yıllarımı da versem yetmeyecek kelimelerim anlatmak için olanları. Zira iki gündür o yemeği kaşıklamaktayım. Soğumasına mahal vermeden, Lübnan’ın ateşi ile ısıtmaktayım. Kahrolmaktayım. Kahrolmamalıyım. Savaşmalıyım. Savaşamamaktayım. Kan kaybetmekteyim. Yat!

Milattan önceki halinin, milattan sonrasından daha iyi sayıldığı nadir yerlerden… Feyruz’un annem diye tabir ettiği topraklar… Tarafsız kala kala taraflar arasında dahi itibarsızlaşan ve kendi evleri kirlenmesin diye yapacakları savaşları burada oynayan komşu çocuklarının şehri… Elini attığın Suriyeli, Filistinli, İsrailli… Dayan! 1920’lerde Arap dünyasında yeni yeni hareketlenmelerin başladığı bir toprak parçası… Henüz 18:29’da görülen ihtişamlı yapılar mevcut değil. Başkent Beyrut! Geçici çözümlerin ancak 1970’lere kadar dayandığı anavatan! Bankacılık, turizm ve eski akla dayalı eğlence sektörlerinin ayakta tuttuğu, diğer devletler gibi sıvısı veya gazı ile ayakta kalamayacak ender Ortadoğu yerlerinden! 1940’lı yılların muhalif diplomasi ağzıyla uluslararası kabilecilik sistemi… Kendi aydınlarının Avrupa başkentlerinde Avrupalı olduktan sonra Beyrut Havalimanına indikleri an Ortadoğuluymuş gibi göz boyama çabalarını barındıran şehir. Sabah kahvaltıda havyar, akşam yemeğinde ise mütebbel yenilen, Arak ile uyanıp, şampanya ile uyunan yer… Ortadoğu’nun Paris’i diye nitelendirilen ve Avrupa’nın Paris’inden daha çok Parislinin yaşadığı bir tür tatil mekânı!

Özellikle 1950 ve 1970 arasında yeryüzündeki her felakete karşı güzelliğini kaybetmemiş bir cennet! Bu cennet böyle sürmeyecek elbet! Müslüman Mahallesi’nde ne işi var Haç çıkaranın? Hıristiyan mahallesinde nasıl ‘’Elhamdülillah’’ dersin? Senin zaten hakkın yok Dürzî! Çoğunluk biziz! Azınlığa ölüm! Sizi hep soldaki ülke destekliyor. Biz Arap’ın aydınlık yüzüyüz! Üniversitelerimizin eşi mi var dünyada! Geçme sınırı! Çizgiyi koru! Sus! Dur! Nerede cennet? Hoş geldin cehennem! Almaya başladın mı kanın kokusunu? Annelerin evlatların başlarına döktükleri irinleri? Babaların evlerin poşetler içinde taşıdığı organları? Duyuyor musun Beyrut’un yıkılışını? Duy!

Seni bekliyorduk Allah’ın partisi! Seni bekliyorduk İran’ın sevgilisi! Sıra sende FKÖ! Sahne kimin? Bu şehirde herkesin sahne! Yıkılan bir otelin son katından aşağı bakan ise Beyrut’un kendisi! Sadece kendinin kendi üzerinde söz hakkı yok! Sadece kendi hak iddia edemiyor caddelerinin insanlarla kaplanmasına! Elektrik yok! Morglar bozuk! Alıyor musun ölülerin kokusunu? Mavi biz emzikle beni çıkardılar enkaz içinden! Emziğimin içi boştu. Ağzımın içi boştu. Vücudumun içi boştu. Organlarımı söktüler. Organlarımın sökülmesini izlediler. Tam konuşacağım sırada ‘’Sus! Sen daha 2 yaşındasın’’ dediler. Tam konuşacağım sırada Arap Dünyası’nın diğerlerini gösterdiler. Tam konuşacağım sırada gözümün önüne geldi İskenderiye! Tam konuşacağım sırada Tunus’ta Fransızca resmi dil ilan edilecekti! Konuşmadım. Sustum. Zaten elektrik yoktu. Morga da almayacaklardı. Bedenim de küçüktü. Çok kokmadım. Sonra saf altın mikrofonu ile dua istedi Allahtan Suudi bilmem kim! Allah, önce duayı işitti. Sonra önündeki mikrofona baktı. Allah güldü! Annem ‘’Allah biliyor!’’ dedi.

O sırada Halep’ten bir ses yükseldi. ‘’Vallahi olan biten her şeyi anlatacağım!’’ Allah duydu. Allah sustu! Beş milyon insan, beş bin insanın somon filetosunun iyi pişmesi için yandı! Dayım, limanda hamal olarak çalıştı yıllar yılı! Ne taşıdığını bilmedi çoğu gün! Kurşun ağırdı! Bomba ağırdı! Mayın ağırdı! Allah ağırdı. Ateş geldi! Taif için iftar vakti! Bitti! Yaralar sarılmaya başlandı bir süre. Sonra sarılanların ‘’yara’’ olmadığı anlaşıldı! Geçen birkaç ay içinde iflas bayrağı! Elde kalan tek ticaret kaynağı! Portakal çiçeği kokulu Beyrut Limanı! 2020 ve bom! Beyrut cennete gitti! Cennete onu Halep karşıladı! Cennette onu annem karşıladı! Cennette onu ‘’Derviş’’ karşıladı.

‘’Ve bizlere, ölümün de ölümünden başka bir ölüm kalmadı!’’

Haydar Alper Eser
Haydar Alper Eserhalper2156@haberdiyarbakir.org

aydın escortmuğla escortsamsun escortkütahya escortelazığ escortiğneli lazer epilasyondeneme bonusu veren sitelerYatırımsız deneme bonusuçevrimsiz deneme bonusu veren bahis siteleriPiabet casinopiabet yeni girişMasöz İstanbul

escort bodrum