Songül Abla Haberi Ekran Görüntüsü Paylaşanlar “FETÖ’cü” İlan Edildi

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Songül Abla Haberi Ekran Görüntüsü Paylaşanlar “FETÖ’cü” İlan Edildi
Abone ol
Songül Abla Üzerinden Yayılan Ve Sonrasında Asılsız Olduğu Ortaya Çıkan İddiaların Ardından Diyarbakır Basın Bülteni Whatsapp Grubunda Yaşananlar Yeni Bir Tartışmanın Fitilini Ateşledi.
Reklam 4

Haber Muhabiri Resmi Kaynak Yasin Güler Özel Haberi

Grup yöneticisi, grubun yazışmalarına ait ekran görüntülerinin dışarı sızdırılmasını gerekçe göstererek bazı takipçileri “FETÖ taktiği” suçlamasıyla gruptan çıkardığı öne sürüldü. Diyarbakır’da “Songül Abla” olarak bilinen zihinsel engelli kadın üzerinden ortaya atılan ve kamuoyunda büyük tepkiye neden olan iddialarla ilgili tartışmalar büyüyor. Diyarbakır Basın Bülteni isimli WhatsApp grubunda, söz konusu kadının hastanede tedavi edilmediği yönünde paylaşımlar yapıldığı, bu paylaşımların ise grubu takip eden bazı yerel gazeteciler açısından doğrulanmış bir haber izlenimi oluşturduğu iddia edildi.

Ancak söz konusu iddiaların ardından, Songül Abla ile ilgilenen Enver Geçmez’in yaptığı videolu paylaşım tartışmanın seyrini değiştirdi. Geçmez’in açıklamalarıyla, hastanın durumuna ilişkin grupta yayılan bazı bilgilerin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddialar kamuoyunun gündemine taşındı. Bunun üzerine olayın tüm ayrıntıları haber sitemiz tarafından kamuoyuna aktarıldı. Haberimizde, yalnızca iddianın kendisine değil, söz konusu iddianın nasıl yayıldığına, kimleri hedef haline getirdiğine ve ortaya çıkan çelişkilere de dikkat çekildi.

Yalan İddia Tartışması Yerine Gazeteciler Guruptan Atıldı İddiaların ardından beklenenin aksine, grubun yöneticilerinin kamuoyuna açık ve şeffaf bir açıklama yaparak söz konusu paylaşımın kaynağını ortaya koyması ve yanlış bilgi varsa bunu düzeltmesi yerine, tartışmanın farklı bir boyuta taşındığı öne sürüldü. İddiaya göre, haberin asılsız olduğunu belirten ve yapılan paylaşımları eleştiren bazı yayın kuruluşu temsilcileri veya yalan haber olduğunu yazan yayın kuruluşları ile yakınlığı olan kişileri WhatsApp grubundan çıkarıldı. Daha da dikkat çekici olan ise bazı kişilerin gruptan çıkarılmasına gerekçe olarak ekran görüntülerinin dışarıya gönderilmesinin gösterildiği ve bu kişilerin “FETÖ taktiği” gibi ifadelerle yaftalandığının öne sürülmesi oldu.

Gazetecilikte Eleştirinin Cevabı Guruptan Atarak Rencide Etmek mı? Ortaya çıkan tablo, basın özgürlüğü ve gazetecilik etiği açısından ciddi soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Bir WhatsApp grubunda yapılan paylaşımın haber değeri taşıyıp taşımadığını tartışmak yerine, o paylaşımın dışarıya ulaştırılmasını “FETÖ taktiği” olarak nitelendirmek ve bunu yapan kişileri herhangi bir somut delil ortaya koymadan ağır bir suçlamayla yaftalamak kabul edilebilir bir yöntem değildir.

Bir haber yanlışsa yapılması gereken, yanlışlığı ortaya koymak ve düzeltmektir. Bir iddia iftiraysa bunun hukuki yolları vardır. Ancak eleştiri getiren gazeteciyi susturmak, gruptan atmak veya ağır siyasi ve kriminal yaftalarla hedef göstermek gazetecilik değildir. Özellikle basın mensuplarının bulunduğu bir iletişim grubunda, doğruluğu teyit edilmemiş bir iddianın yayılması kadar, bu iddianın eleştirilmesine tahammül edilmemesi de kamuoyunun sorgulaması gereken önemli bir meseledir.

“Ekran Görüntüsü” Tartışması Yeni Bir Boyut Kazandı Grup yöneticilerinin, ekran görüntülerinin dışarıya sızdırılmasını “FETÖ taktiği” şeklinde nitelendirdiği iddiaları ise tartışmanın en sert başlıklarından biri oldu. Çünkü bir iletişim grubunda paylaşılan mesajların haberleştirilmesi, tek başına bir kişiyi herhangi bir örgütle ilişkilendirmek için gerekçe oluşturmaz. Böyle ağır bir suçlamanın somut delillere dayanması gerekir. Aksi halde yapılan şey, eleştiriye cevap vermek değil, eleştiri yapan kişiyi itibarsızlaştırmaya çalışmak olur.

Hukuki Süreç Başlatılacağı Öğrenildi Yaşanan gelişmeler üzerine, grup yöneticilerinin bazı gazetecileri ve yayın kuruluşu temsilcilerini ağır ifadelerle suçladığı iddialarına ilişkin hukuki sürecin başlatılacağı öğrenildi. Özellikle herhangi bir kişi hakkında “FETÖ’cü” şeklinde suçlayıcı ifadeler kullanıldığı iddiası, hukuki açıdan da ciddi sonuçlar doğurabilecek nitelikte. Bu nedenle söz konusu ifadelerin gerçekten kullanılıp kullanılmadığı, kimler hakkında kullanıldığı ve hangi gerekçeyle kullanıldığı hukuki süreçte önem kazanacak.

Kamuoyunun Beklediği Açıklık Diyarbakır basın camiasının ihtiyacı; birbirini susturan, yaftalayan ve ekran görüntüsü üzerinden suçlayan gruplar değil, bilginin doğrulandığı, yanlışın açıkça düzeltildiği ve eleştirinin tehdit olarak görülmediği bir gazetecilik anlayışıdır. Songül Abla olayı üzerinden başlayan tartışmanın, artık bir WhatsApp grubundaki kişisel hesaplaşma boyutundan çıkarılarak “Yanlış bilgi nasıl yayıldı, kim tarafından üretildi, neden doğrulanmadan gazetecilere servis edildi ve ardından neden eleştirenler hedef alındı?” soruları üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor.

Şayet ortada gerçekten bir yalan haber veya iftira varsa bunun muhatabı ekran görüntüsünü paylaşanlar değil, yalan olduğu ileri sürülen içeriğin kaynağı ve onu üretenlerdir. Kamuoyunun beklentisi de son derece basit: İddialar ortaya konulsun, belgeler açıklansın, yanlış varsa düzeltme yapılsın. Gazetecilik; birbirini “FETÖ’cü”, “fitneci” veya başka ağır sıfatlarla yaftalamak değil, gerçeğin peşinden gitmektir. Bu olayla ilgili hukuki süreç başlatılması halinde gelişmeler kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Anahtar Kelimeler:
  • 1
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 1
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Devletimizin Bağımsızlığını Her Şeyin Üzerinde TutmalıyızÖnceki Haber

Devletimizin Bağımsızlığını Her Şeyin Üz...

Yorum Yazın

Reklam 10