deneme bonusu bahis siteleri casino siteleri canlı casino bonus veren bahis siteleri canlı bahis siteleri

Karabasan Hipnozu | Haberdiyarbakir.Org

beylikdüzü escortşirinevler escort
etiler escorttaksim escortbeşiktaş escortescort beylikdüzü
SON DAKİKA
ankara escortankara escortantalya escortsakarya escortantalya escorttikobahis girişlidyabet giriş360bahis girişmeritroyalbet girişTempobetyouwinbest10tipobet

Karabasan Hipnozu

Bu haber 23 Nisan 2020 - 15:07 'de eklendi ve 429 kez görüntülendi.

Kirvem!

Selam!

Hallarımı artık böyle yazmasan?

Edebi açıdan mükemmel belki…

Ancak canımız acıyor.

İçimiz sıkılıyor.

Görmeyeyim diye radyoya başladım.

Bu kez de duyduklarım…

O da olmadan bir şeyler bulmalıyım.

Görüntü yok, ses yok…

Evimin bodrumunda insem mesela…

Kaçabilir miyim karabasan hipnozlarından?

Kalkmak istedikçe bir el bastırıyor bizi yatağa.

Uyanmak istiyorum.

Uyandırmak istiyorum!

Hafize Anamın zil çalmasını istiyorum bütün ülke sınırını dolaşarak…

Uyanmalıyız!

Uyumamalıyız!

Uymamalıyız!

Seçenek az!

Bırakmıyorlar bizlere.

Okullardaki yangın söndürme kovalarından ‘’G’’ harflerini çalıyorlar.

Y A N (G) I N !

Etimoloji 101!

Başlıyoruz!

Uymak, (uy-) tabi olma ardından gelme, takip etme veya tapma gibi anlamlar veriyor.

Uyumak ise (uyu-) katı söylemde bulunmak, dikte etmek bir de yazı yazdırmak…

Uyanmamız için biraz daha karıştırıyorum.

Yeni Yunancada  ‘’kimási – κοιμάσι’’ (kimasiy) sözcüğü ise uyuma yeri anlamına geliyor.

Bir diğer bağlamı ise tavuk barınağıymış.

Kuluçkayı baz alırsak oldukça mantıklı!

Türkçe için ‘’kümes’’ olsa gerek bu.

Bu kez Eski Yunancada ‘’ʰýpnos – ὕπνοσ’’ (ypnos) yani uyku sözcüğünden diğer diller de bir şeyler türetmişler.

‘’Birleştirilmiş’’ Krallık  ‘’to hypnotise’’ ile çıkmış karşımıza!

‘’Telkin ile derin uyku haline getirmeye’’ ise Fransızlarise hypnotiser demişler!

Pek değişmemiş aslında.

Ama yetmiş işte uyutmaya!

Velhasıl…

Uyuyanları tavuklara benzetmişler kendi kavimlerince…

Sonraları psikolojik bir sorun olabileceğini de düşünmüş İsviçreli bilim insanları!

Gelelim bizim konumuza…

Komşumun evinin direğini kendi evime dikersem ayakta kalır mı ülkem?

Asıl sorum bu aslında!

Virüsten daha çok yakabilirmiyim canınızı?

Seksen iki milyon ve iki kişinin gözleri önünde…

Hortumla!

Henüz dokuz yaşındaydı oysa…

Susar mısın?

Affetmek katili cezalandırmaktır.

Ölüyü çarmıha gerince dirileceğine inanarak işkence etmek gibi…

Affetmek…

Maktule ne yapmaktır?

Kalksana!

Devasa bir psikolog talep ediyorum yurduma!

Parmakları o kadar büyük olmalı ki…

Şıklattığı an döndürmeli bizi dünyaya!

Bir de bulunamamış akranlarımız var sürgün şehirlerin birinde…

Şehrin yerini biliyorum.

Dört tane dağ içinde…

Peki ya o nerede?

Kaç gün etti?

Sahi?

Faili meçhul mü?

Faili var mı?

Gerçi…

Orası da meçhul!

Peki ya bunca zaman…

Meçhul!

Bunlar doksan kuşaklarının anlattıkları olmalıydı bizlere…

Ya da iki binlerin başlarında…

Gördüğümüz kadarı o da!

Yirmi yılda değişmedi mi olanlar?

Failler değişmiş olsa gerek aslı.

Meçhul denilenler aynı!

Barajlara bir kadını aramak için inen dalgıçlarımız başka kadınların cesetlerini de buluveriyor elleri değmişken…O sırada Ankara’da kadın vekillerimizin toplamına oranı hesaplanıyor.Çok fark varmış ecnebi memleketlerle aramızda…Onlarda kadınlar siyasi hayatta biraz daha söz sahibiler’miş.Kanepede yer vermeyen ağalar varmış bizim şehirlerimizde.Sorunca ‘’başımızın üzerinde’’ diye susturuyorlarmış!Bunları istemiyoruz sanırım!

Önce hayatta tutalım yani…

Sonra vekil de yaparız!

Cumhurbaşbakanı da!

Yazılarımdaki boşluğu ilke edinen konu geçişlerinin farkındayım.

Bilerek yapmak isterdim bunu…

Ancak gündem bekliyor gözü değenler…

Ve yakalayamıyorum beklediklerini.

Toplayıp süremiyorum önlerine on günde…

Bir dakika!

Bunları düşünürken bak yine değişti gün-dem!

Hatta düşündüğümü yazıya aktarmaya çalışırken de değişti.

Yakalayabilmek için çok hızlı düşündüğüm de oluyor ara sıra…

Ancak yavaş yazıyorum demek…

Karar veremiyorum hangisi olduğuna!

Algılayamıyorum.

Saatin durmadan kaç olduğunu da söyleyemiyorum.

Turgut Uyar ölmüyor!

Gündemimiz saat gibi…

Biz ölüyoruz belki…

Yine de işliyor ardımızdan.

Hatta çoğumuzun ölüsü bile gündem oluşturmuyor.

Şimdilik bırakayım diyorum.

Mübarek bir günde bitiriyorum yazımı!

Tahminen ne zaman çıkarız dışarı?

Tamam, işte döndü normale…

Tüm halkların çocuklarının göz kapaklarından öperim!

Yarın kaç ölü çıkarırız acep?

Geçmez be o kadarı!

Seyreder bu bantta.

Nisan’ın 23’ü kutlu olsun herkese…

Salda gölü için güncel durum ne?

Ayakkabı ile dahi olsa girmeyin diyorlardı.

Cam fanuslarda saklayacaktım!

Müslüman âlemine hayırlı ramazanlar dilerim!

Ve iftar için çadır bulamayanlara da!

‘’Pide’’ varken akıllarda…

Bitirelim!

Ve bu hafta da ‘’Lorca’’ konuşsun.

İç savaşların dışında…

Kurşuna dizildiği o ilk anda…

Çünkü baştan sona sefalet ve haksızlıklarla dolu bir dünyada…

Her sabah…

Uyanır uyanmaz…

Yapılacak iş:

Çığlık atmak olmalı.

Karşı çıkıyorum!

Karşı çıkıyorum!

Karşı çıkıyorum!

Bitti!

Sürecin sonuna geldik!

Sarkaçlarını sallarken beraber uyudular danışanları ile danışmanlar!

Bunun ‘’narkoleptik’’ bir soruna dönmemesini umuyorum.

Ve şimdi…

Üçe kadar sayıyorum.

Parmağımı şık’lattığımda aramıza döneceksin.

Biliyorum!

Bir…

İki…

(İki buçuk…)

Üç…

(Tıp!)

Şık!

Haydar Alper Eser
Haberdiyarbakir.Org 
Köşe Yazarı / Columnist
İletişim haberdiyarbakir.org@msn.com

Haydar Alper Eser
Haydar Alper Eserhalper2156@haberdiyarbakir.org
mersin escort - www.mersinescortmira.com - www.mersinescortelvin.com - www.mersinescortelif.com - www.mersinescortmariyana.com

aydın escortmuğla escortsamsun escortkütahya escortelazığ escortiğneli lazer epilasyondeneme bonusu veren sitelerTipobetrokettubeBodrum TransferYatırımsız deneme bonusuMasöz İstanbuldini sohbetlerrokettubeçevrimsiz deneme bonusu veren bahis siteleri

escort bodrum