deneme bonusu bahis siteleri casino siteleri canlı casino bonus veren bahis siteleri canlı bahis siteleri

KREMATÜRE EVCİLLİK | Haberdiyarbakir.Org

beylikdüzü escortşirinevler escort
etiler escorttaksim escortbeşiktaş escortescort beylikdüzü
SON DAKİKA
ankara escortankara escortantalya escortsakarya escortantalya escorttikobahis girişlidyabet giriş360bahis girişmeritroyalbet girişTempobetyouwinbest10tipobet

KREMATÜRE EVCİLLİK

Bu haber 12 Nisan 2020 - 22:56 'de eklendi ve 533 kez görüntülendi.

Krematüre: Nisan 2020’de ‘’haydar alper eser’’ tarafından ortaya atılmış Fransızca kökenli ‘’prematüre’’ kelimesine selam veren ve herhangi bir dil ailesine ait olmayan kavram…Prematüre: Sürecinden önce gerçekleşen tıbbi olay. Krematüre: Süresinden önce beliren evden çıkma (ve fırınlara girme) arzusu…

Başlıyoruz!

‘’Hayat eve sığar!’’ diyor yaşamayı düşünenler…
‘’Evde bunaldık artık ne zaman çıkacağız?’’ diyor insanımız.
‘’Hayat bir insanın yüreğine de sığar.’’ diyor şehrimin şairleri…
‘’Kalplerin geniş olduğu yerde ev dar gelmez insanlara.’’ diyor Goethe.

Sanırım yanlış anladık yaşamayı düşünenleri.
Yanlış anladık insanlarımızı, şairlerimizi ve en çok da sonuncusunu yanlış anladık.
Ev ile yuva arasındaki farkın ne olduğunu da öyle…
Para ile yuva alabileceklerini sandılar ‘’Zig’’ ağabeylerine selamlar vererek…
Ve ferahlığa inanarak metrekarelerini de arttırdılar.
Üç bireyli aileler hiç misafir girmeyen beş odalı evlerinde yaşamaya…
Devam ettiler!
‘’Evlerimizde anneler kalmadığı için okullara taşıdık bunları…’’
Ve huzuru barındıramadığımız için ise devlet bünyesine havale ettik ömrün son demlerini…

Balkonlar ile mutfak arasındaki duvarları yıktık beş yıldızlı otellere elemanlar yetiştirmek için…
Mutfak masası etrafında çekirdekler ile yapılan sohbetlerin yerini mikrodalgaların tezgâhlar ile ayrı renk olmama sorunsalları aldı.
Ve inatla fazlasındaydı gözlerimiz.
Elimizdekinin ‘’modası’’ geçti çünkü!
Çok geç anladık kendi bedenimizin dışında yaşayacak bir yerimizin olmamasını…
Hatta bazılarımıza bunun dahi geniş kaldığını…

Aldık, sattık, yayınlar açtık, akımlar başlattık.
Evcil dostlarımızın az önce farkına vardık.
Cihat kandırmacısındaki ordular gibi dayandık kapılara.
‘’Çıkarın bizi buradan!’’
Kapının ardını göreceğiz.
‘’Nazım’’ bizim yerimize yattı içeride.
Biz çıkmalıyız.
Bu topraklara barış yetirmeliyiz.
Sınırlardaki duvarları yıkmalıyız.
Bilenmeliyiz tüm güzellikler için…
Anlamıyor musunuz olanları!
Hayat, nereye sığıyor?

Evimizde ailemiz ile cam fincanlarda içtiklerimiz yetmiyor.
İlla karton bardaklara adımızı yazdıracağız.
Fotoğraflar çekeceğiz yahu.
Konumlarda kimsenin gitmediği yerleri etiketleyeceğiz.
Kadehler kaldıracağız.
Yalancılar ile tokuşturacağız.
Kendi eksikliğimiz her neyse…
Onları alıkoyacağız.

Rakamlarla belirtilen semtlerde hemcinslerimiz ile ‘’kim daha hızlı öderse’’ oynayacağız.
Çerez tabakları dolacak önümüzde.
Ciğer ile soğanı dürmeden önce aç yatanlara göstereceğiz.
Eski hamamlarda kaşarlı ve kuşbaşılı pideler yiyeceğiz.
Akın edeceğiz meydanlara.
Sokaktaki hayvanları doğrayacağız tekrar.
Kuyrukmuş dilmiş…
Ne bulduysak keseceğiz.
İplerin uçlarına bağlayıp ateşlerde sallandıracağız derisini yolmadan…

Ailemizle ettiğimiz muhabbetlerin tadı da damaklarımızda kalacak elbet.
Yalnız yaşayanlar gelmeyecek aklımıza bir süre.
Yakınımızdakileri sürekli uzaklar için erteleyeceğiz.
Medyatik arkadaşlarımız ile mutlu olacağız bu çağda.
İnsan arayacağız belki de…
‘’Mavi tik’’ler demli çaylardan daha mutlu kılacak bizleri.
Hayatı sonsuzluğa sığdıracağız.
Hiç ölmeyecekmişiz gibi yahut hiç kimse ölmeyecekmiş gibi davranacağız.
Gün sonunda ölülere dair sayısal tahminlerde bulunacağız.
Bahis siteleri memnun olacak bu yapılandırmalardan…

‘’Avrupa’da ve Amerika’da bugün şu kadar kişi ölmüş.’’
‘’İran’da da durum vahimmiş.’’
‘’Çok şükür biz yine iyi durumdaymışız…’’
Onlarla kıyaslanamazmış bile bu.
Çok kötüymüş durumları.
Tabut kalmamış yahu…
İnsanları yakmayı seçmişler.
Neymiş bu krematoryum?
Ay ne kadar korkunç!
Kemikleri de mi yanarmış?
Sekiz yüz derecede demek…

Sanıyorum ki yanıldık bazı konularca.
Kremasyonlar çok şey öğretebilir insanlara.
Başka bir açı ile bakılırsa değişir görülenler.
Ne yaptığın ne olduğun önemli değildir bunun için.
Yanan ile yakan arasındaki mistik mana…
Bir din öğretisine benzer niteliktedir.
Sonumuz iki metre kumaş diyen ile aynı anda…
Dört yüz gram kalana kadar pişirirler fırında.

Arzuların, isteklerin, hedeflerin, hayallerin, kim olduğun…
Ve olamadıkların hatta…
Bir porselen kavanozun içinde kalır her şey…
Ve küllerini yaşatmak isteyenlerin boyunlarına asılır bazen.
Beğendiğin o insanların, beğenemeyeceğin hallerini görürsün.
Ve biter her şey.

Birileri dolar evime.
Klavyemdeki ‘’utanç’’ kelimesinin harflerini söker gelenler.
Bülbül’e selam sunarım susarken.
Sözü ‘’Vatansız’’ şair ‘’Naum’’ amcam alır benden.
Ve yüzümüze vurur tüm samimiyetsizliğimizi…

Güllerin vazolarda hapsedildiği ülkelerde…
Bilmen lazım ey dostum!
Orada tüm güzellikler değersizdir.
Ve sadece hayranları için yaşatılmaktadır.Kapanış!

Haydar Alper Eser
Haberdiyarbakir.Org 
Köşe Yazarı / Columnist
İletişim haberdiyarbakir.org@msn.com

Haydar Alper Eser
Haydar Alper Eserhalper2156@haberdiyarbakir.org
mersin escort - www.mersinescortmira.com - www.mersinescortelvin.com - www.mersinescortelif.com - www.mersinescortmariyana.com

aydın escortmuğla escortsamsun escortkütahya escortelazığ escortiğneli lazer epilasyondeneme bonusu veren sitelerTipobetrokettubeBodrum TransferYatırımsız deneme bonusuMasöz İstanbuldini sohbetlerrokettubeçevrimsiz deneme bonusu veren bahis siteleri

escort bodrum