Reklamı Geç
Reklam 5
Reklam 2
Diyarbakır
DOLAR44.4684
EURO51.2648
ALTIN6418.2
BTC/USD66309.879
Reklam 11
Cihan Butak // Columnist

Cihan Butak // Columnist

Mail: [email protected]

Reklam 6

Haziranın Matemi

Haziranın Matemi

Cihan Butak
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı
// Columnist
İletişim [email protected]

Bütün ayların kendine özgü bir sesi vardır. Kimi aylar bir çocuk kahkahası gibi, kimi aylar bir kuyu kadar derin. Haziran ise şiirinin kalbinde biraz hüzünle, biraz özlemle yer alır. Yazın ilk günlerine açılan bu kapı aynı zamanda büyük şairlerin sessizce çekip gittiği bir aydır.

Haziran…  Memleket hasreti kadar büyük, sürgün bir yalnızlıkla geçen bir ömür. Nazım…Anadolunun bozkır kokusu gibi sevdalar ve coğrafya. Ahmed…İnsan ruhunu karanlıkta dolaşırken iç yolculukla takip eden derine inen. Cahit…Haziran, bu nedenle yalnızca sıcak günlerin gölgede serinlemenin değil, hatırlamanın da ayıdır. Şairlerin bıraktığı şiirler bize kelimelerin gücünü ve insan ruhunun derinliklerini anlatır. Hatıralara sadık kalmak gerekir. Hangi duyguyla yazıldığını bilmediğimiz şiirler Haziranda dahadamı anlamlı gelir. Her ölüm bir eksiliştir; fakat şairlerin ardından kalan dizeler, o eksikliği  doldurur.

Şairler gider, şiir kalır; zaman geçer, kelimeler yaşamaya devam eder. Ve biz, her haziran geldiğinde bir kez daha anlarız: Şairler toprağa emanet edilir; şiirler ise zamana.Gökyüzü ne kadar aydınlık olursa olsun, bu ayın rüzgârında biraz Nazım’ın özlemi, biraz Ahmed Arif’in hasreti, biraz da Zarifoğlu’nun iç sesi dolaşır.

Ve bu yazıya bir Ahmed Arif şiiri yakışır

Seni, anlatabilmek seni.

İyi çocuklara, kahramanlara.

Seni anlatabilmek seni,

Namussuza, halden bilmeze,

Kahpe yalana.

Ard-arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.

Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana

Bir bu yana...

Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara,

Akan yıldıza,

Bir kibrit çöpüne varana,

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamdan,

Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,

Seni anlatabilsem seni...

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...

Haziranda göçüp gidenlere rahmetle.

Yorum Yazın

Reklam 10
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar