NAZIM HİKMET RAN KİMDİR | Haberdiyarbakir.Org

SON DAKİKA

NAZIM HİKMET RAN KİMDİR

Bu biyografi 22 Haziran 2019 - 0:19 'de eklendi ve 36 kez görüntülendi.

1902 yılında Selanik’te doğdu. İlköğrenimini İstanbul’da Göztepe Taşmektep, Galatasaray Lisesi ilk bölümü (1914) ve Nişantaşı Numune Mektebi’nde tamamladı. Orta öğrenimi Heybeliada Bahriye Mektebi’nda yaptı (1918). Bahriye’yi bitirdikten sonra, Hamidiye Kruvazörü’ne stajyer güverte subayı olarak verildi. Bir gece nöbetinde üşütüp zatülcem oldu (1919). Sağlığını kazanamayınca, askerlikten çürüğe çıkarıldı (1920).

Millî Mücadele’ye katılmak üzere Anadolu’ya geçti. Bolu Lisesi’nde kısa bir süre öğretmenlik yaptı (1921). Rus devrimiyle ilgilendi. Bir süre sonra Batum’dan Moskova’ya gitti. Doğu Üniversitesi’nde ekonomi ve toplumbilim okudu (1922-1924). Yurda dönüşünden sonra Aydınlık dergisine katıldı. Burada çıkan şiirlerinden dolayı, hakkında mahkumiyet kararı verildiğini öğrenince, yeniden Rusya’ya kaçtı. Af çıkması üzerine Türkiye’ye döndü. Bir süre Hopa Cezaevi’nde tutuklu kaldı (1928).

Daha sonra İstanbul’a yerleşti. Çeşitli gazetelerde ve film stüdyolarında çalıştı. İlk şiir kitaplarını çıkardı ve oyunlarını yazdı (1928-1932). Bir ara yine tutuklandı. Cumhuriyet’in 10. yılı dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla serbest bırakıldı.

Akşam, Son Posta ve Tan gazetelerinde ‘Orhan Selim’ takma adıyla fıkra yazarlığı ve başyazarlık yaptı (1933).

Kara Harp Okulu öğrencileri arasında propaganda yaptığı iddiasıyla yargılandı. Harp Okulu, Askeri Mahkemesi’nce 15 yıl, ardından Donanma içinde faaliyette bulunduğu iddiasıyla da Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nce 20 yıl olmak üzere toplam 35 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezası Türk Ceza Kanunu’nun 68 ve 77 maddeleri uyarınca, 28 yıl dört aya indirildi (1938).

Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden sonra çıkarılan af yasası (1950) kapsamına alınması için açılan büyük bir kampanya başlatıldı. Bu arada hapishanede açlık grevine başladı. Sonunda geri kalan cezası affedildi.

Serbest bırakıldıktan sonra hakkında askerlik kararı alındı. 50 yaşında, çok zor durumda kaldı. Kız kardeşinin kocası Refik Erduran’ın yardımıyla bir motorla Karadeniz’de seyreden Romanya bandıralı bir gemiye binerek Türkiye’den kaçtı. Bundan sonraki hayatı, baskı altında ve zorunlu Sovyet propogandası yapmakla geçmiştir. 3 Haziran 1963 tarihinde Moskova’da öldü.

YAZI HAYATI

Nâzım Hikmet, hece vezniyle yazdığı ilk şiirlerini Yeni Mecmua, İnci, Ümit ve Celal Sahir (Erozan)’ın çıkardığı Birinci Kitap, İkinci Kitap vb. dergilerinde yayımladı. “Bir Dakika” adlı şiiriyle, Alemdar gazetesinin açtığı yarışmada, birincilik kazandı (1920). Daha sonra Aydınlık, Resimli Ay, Hareket, Resimli Herşey, Her Ay gibi dergilerde yazdı. Cezaevine girdikten sonra, yıllarca yayın yapamadı. Ancak, 1940’lı yıllarda, Yeni Edebiyat, Ses, Gün, Yürüyüş, Yığın, Baştan, Barış gibi dergilerde İbrahim Sabri, Mazhar Lütfi takma adlarıyla ya da imzasız olarak bazı şiirleri çıktı. Kuvâyı Milliye Destanı İzmir’de Havadis gazetesinde tefrika edildi (1949). Destanı, Yön dergisi yayınlayarak (1965) Nâzım Hikmet’i yeniden okurlara ulaştırdı.

ESERLERİ:

ŞİİR:
835 Satır, Jokond ile Si-Ya-U, Varan 3, 1+1=1 (Nail V. ile), Sesini Kaybeden Şehir, Benerci Kendini Niçin Öldürdü , Gece Gelen Telgraf, Taranta Babu’ya Mektuplar, Simavna Kadısı Oğlu Şeyh Bedrettin Destanı, Kurtuluş Savaşı Destanı, Saat 21-22 Şiirleri, Memleketimden İnsan Manzaraları, Rubailer, Dört Hapishaneden, Yeni Şiirler, Son Şiirleri. OYUN: Kafatası, Bir Ölü Evi Yahut Merhumun Hanesi, Unutulan Adam, İnek , Ferhat ile Şirin, Enayi, Sabahat, Yusuf ile Menofis, İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu ? ROMAN: Kan Konuşmaz, Yeşil Elmalar, Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim.

YAZILAR:
İt Ürür Kervan Yürür (Orhan Selim takma adıyla), Alman Faşizmi ve Irkçılığı, Milli Gurur, Sovyet Demokrasisi.

MEKTUPLAR:
Kemal Tahir’e Hapishaneden Mektuplar, Cezaevinden Memet Fuat’a Mektuplar, Bursa Cezaevinden Vâ-Nû’lara Mektuplar, Nâzım’ın Bilinmeyen Mektupları (Adalet Cimcoz’la Mektuplar, Haz. Ş. Kurdakul), Piraye’ye Mektuplar.

MASAL:
La Fontaine’den Masallar (Ahmet Oğuz Saruhan adıyla), Sevdalı Bulut.

HAKKINDA YAZILANLAR

Nazım Hikmet’in Aşkları
Sevdayım Tepeden Tırnağa
A.Emin Karaca
Gendaş Kültür / Araştırma-İnceleme Dizisi

Nazım Hikmet’in yaşamında kadınların büyük ve önemli yerinin tanığı çocukluk ve gençlik arkadaşı Vala Nurettin, şu saptamayı yapıyor: “Aslında, Nazım monogamdı. Birini severse -iyice severse- ona sadık kalmak isterdi. Sevemediği sıralarda da, sevilecek birini daldan dala arardı. Bunu bilinçle mi, içgüdüsüyle mi, can sıkıntısıyla mı yapardı? Daha ziyade kadınların ayartma çabasına kurban gittiğini, tanıdığım kadınların sözlü ve yazılı itiraflarından öğrenmiş bulunuyorum.” “Nazım Hikmet’in Aşkları” ünlü şairin Nüzhet, Piraye, Münevver, Vera ile evliliklerini, Dr. Lena, Semiha Berksoy, Doktor Galina ve diğer kadınlarla birlikteliklerini; öncesi, sonrası ve yaşanmışlıklarıyla, sevda yüklü dizelerle sarmalanmış olarak bir araya getiriyor. Ayrıca, Nazım Hikmet’in “dayı kızı” Münevver Hanım’la yaşadığı aşk yüzünden çıkan, Adnan Cemgil’in ve Yalçın Küçük’ün Emin Karaca ile polemikleri de kitapta yer alıyor.

Boğaz’daki Aşiret
Mahmut Çetin
Biyografi Net Yayınları

“Boğaz’daki Aşiret” başlığı ister istemez “Boğaz Neresi” ve “Aşiret Kim” sorularını akla getiriyor. Evet Boğaz, bildiğimiz Boğaziçi. Genelde kırsal kesimle alakalı bir kavram olan aşiret kelimesi ise Boğaziçi”nde bir kast oluşturan büyükçe bir ailenin tarihini anlatırken hassaten seçildi. Bir sülale tarihi diyebileceğimiz Boğaz’daki Aşiret yer yer Türk Solu tarihi, yer yer de
Batılılaşma Tarihi’nin belirli dönemlerini resmediyor. Aileler arasında evliliklerle kurulan bağların, sanata, ticarete, eğitime, bürokrasiye ve giderek bir yabancılaşma zihniyeti şeklinde hayata nasıl yansıdığı eserdeki ipuçları yardımıyla daha iyi görülecektir zannediyoruz.

Boğaz’daki Aşiret, dört büyük ailenin birbirleriyle irtibatından oluşur. Eser bu sebeple dört bölüm olmuştur. Aile büyüklerinin asıl isimleri seçilerek de Konstantin’in Çocukarı, Detrois’in Çocukları, Sotori’nin Çocukları, Topal Osman Paşa – Namık Kemal kanadı bölümleri ortaya çıktı.

Boğaz’daki Aşiret! şenlikli bir kitap. Ali Fuat Cebesoy’dan Nazım Hikmet’e, Oktay Rifat’tan Refik Erduran’a, Rasih Nuri İleri’den Ali Ekrem Bolayır’a, Zeki Baştımar’dan Sabahattin Ali’ye, Numan Menemencioğlu’ndan Abidin Dino’ya uzanan ilginç akrabalık zinciri. Polonez, Hırvat, Alman, Macar ve Rum kökenli meşhurların, yerlilerle evliliklerinden oluşan “Boğaz’daki Aşiret”in, batılılaşma tarihinde oynadığı roller…

Kimlerin kimlikleri, Çıldırtan çizelgelerle soyağaçları. Ve dipnotlar! Onlar hiç bu kadar sevimli olmamışlardır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kün Fe Yekün Ne Demek Anlamı Ne

Kur’an-I Kerim’de Bulunan Sureler Ve Ayetler Önemli Bir Olaya Değinmekte Ve Derin Anlam İçermektedirler. Müslümanların En Çok Okuduğu Surelerden Biri de Yasin Suresidir.Yasin Suresinde Geçen Kün Fe Yekün Ayeti de İnsanları Derinden Etkilemektedir.Peki Kün Fe Yekünanlamı Nedir?Kur’anı Kerim’de Geçen Ayetlerin Her Biri Derin Anlamlara Sahiptir.Bu Ayetlerden Biri Olan Kün Fe Yekün Yasin Suresinde Geçmektedir.Peygamber Efendimizin Bu Sure Hakkında”Her Şeyin Bir Kalbi Vardır.Kur’ân’ın Kalbi de Yâsin’dir.Kim Yâsin’i Okursa,Allah onun Okumasına,Kur’ân’ı On Kere Okumuş Gibi Sevap Yazar.”(Tirmizî,Fedâilu’l-Kur’n,7;Dârimî,Fedâilu’l-Kur’ân,21) Dediği Aktarılmıştır.Peki Kün Fe Yekün Anlamı Nedir? Kün Fe Yekün Ne Demek? Diyanet Bu Ayetin Meal…

Charlie Chaplin Kimdir

Charlie Chaplin İngiliz Sinema Oyuncusu Ve Yönetmeni. Asıl Adı Sir Charles Spencer Chaplin’dir. Şarlo Olarak Da Bilinir.1889’da Londra’da Doğdu. Anne Ve Babası Sirk Oyuncusuydu. Bu Yüzden Altı Yaşındayken Seyirci Önüne Çıkan Chaplin, Şarkı Söyleyip Dans Etmesini Öğrendi. Çocuk Yaştayken Babası Öldü.  Akıl Ve Ruh HastasıOlan Annesi de Sık Sık Akıl Hastanesine Gidip Geliyordu. Bu Sebeple Sıkıntı Ve Sefillik İçinde Bir Hayat Yaşayan Chaplin, Bu Dönemde Bazan Geçici Sahne İşleri Buldu. Bazan da Sokaklarda Yaşamak Zorunda Kaldı. On Yedi Yaşındayken Fred Karno’nun Müzikhol Topluluğuna Girdi. 1910 Yılında ABD‘ye Gitti. 1912’de Buraya Yerleşti. Mack Senett’in Yardımıyla Sinema Oyunculuğuna Atıldı. 1913’te Keystone Film Şirketiyle Anlaşarak 35…

ADİLE NAŞİT KİMDİR

17 Haziran 1930 tarihinde İstanbul’da doğdu. Asıl adı Adile Keskiner’dir. Tiyatro oyuncusu Amelya Hanım ile ünlü komedyen Naşit’in kızıdır. Babasının ölümü üzerine, öğrenimini yarım bıraktı. 1944 yılında, İstanbul Şehir Tiyatrosu Çocuk Tiyatrosu’na girdi. Herşeyden Biraz oyunuyla sahneye çıktı. Aynı yıl Halide Pişkin’in grubuyla İstanbul’da turneye çıktı. Daha sonra Muammer Karaca’nın tiyatrosuna girdi. 1948’den 1951 yılına kadar, komedi oyuncuları Aziz Basmacı ve Vahi Öz’le birlikte kurdukları toplulukta çalıştı. 1948 yılında, Lüküs Hayat filmiyle, sinema oyunculuğuna başladı. 1950’de, kendisi gibi tiyatrocu olan Ziya Keskiner ile evlendi. 1954’te yeniden Muammer Karaca Tiyatrosu’na döndü ve 1960’a kadar çalıştı. 1961’de, e…

ŞENER ŞEN KİMDİR

26 Aralık 1941 tarihinde, o zamanlar marangozluk yapan ünlü oyuncu Ali Şen’in oğlu olarak Adana’da dünyaya geldi. Sanat hayatına İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahneye çıkarak başladı. Babası gibi sinema sanatçısı olmak istemeyen Şener Şen, kendisini tiyatro oyunculuğuna adadı. Radyo tiyatrolarında da oynadı[1]. Ancak tiyatrodan elde ettiği kazanç yetmediği için sinemaya girmek zorunda kaldı. Dublajdan tanıdığı yönetmenlere, “Figüran olarak beni de çağırın. Ama bir şartım var, yevmiyemi o gün alayım” der.[kaynak belirtilmeli] Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca – bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rolerde yer aldı. Kariyerinde dönüm noktas…

KEMAL SUNAL KİMDİR

Tek Bir Mimiği İle Güldüren, Kalbinden Sevgisini Yüzüne Taşırmış,Kemal Sunal'ın Hayat Hikayesidir.Türkiye'nin Yetişdirdiği Komedi Değerlerinden Şüphesiz İlk Akla Gelen, Hiç Konuşmadan Bile Güldüren, Filmlerini İlk Günkü Tazeliğinde İzleten Adam, Kemal Sunal.İşçi Bir Babanın Oğlu Olarak Başladığı Hayatı, Milyonları Güldürerek Sürdürdü. Her Filminde Ağlanacak Halimize Nasıl Güleceğimizi, Nasıl Bir Koca, Nasıl Bir Baba, Nasıl Bir Ev Erkeği Olacağımızı Öğrendik Ondan. İşte Bu Yüzden Evimizden Biri Sayıp Soframıza, Muhabbetimize, 5 Çayımıza Konuk Ettik, O Hiç Bilmeden...   Kemal Sunal Nasıl Bir Çocuktu 10 Kasım 1944'te Annesi Saime Hanım Ve Babası Mustafa Bey'in İlk Çocuğu Olarak İstanbul'da Dünyaya Geldi. Ama O Doğum Gününü Atatürk…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ