''Tadilatsız Adalet'' | Haberdiyarbakir.Org

beylikdüzü escortşirinevler escort
etiler escorttaksim escortbeşiktaş escortescort beylikdüzü
SON DAKİKA
ankara escortankara escortantalya escortsakarya escortantalya escorttikobahis girişlidyabet giriş360bahis girişmeritroyalbet girişTempobetyouwinbest10tipobet

‘’Tadilatsız Adalet’’

Bu haber 28 Ağustos 2020 - 9:29 'de eklendi ve 241 kez görüntülendi.

Haydar Alper Eser
Haberdiyarbakir.Org
Köşe Yazarı / Columnist
İletişim: haberdiyarbakir.org@msn.com

‘’Musa Orhan’ın avukatı Dr. Mehmet Erkan Akkuş; tutuklama kararına itiraz etti. Avukat Akkuş, itiraz dilekçesinde müvekkilinin kaçma şüphesinin bulunmadığını öne sürdü. İtirazı Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi değerlendirdi. Mahkeme, Avukat Akkuş’un itiraz dilekçesinde belirtilen hususları yerinde görerek Orhan’ın tahliyesine karar verdi. Karar kısa süre içinde Orhan’ın tutuklu bulunduğu cezaevine ulaştı. Cezaevi idaresi kararla birlikte Musa Orhan’ı serbest bıraktı. Er’in ölümüne ilişkin soruşturma Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülüyor. Musa Orhan’a yönelik ‘nitelikli cinsel saldırı’ davasının ilk duruşması ise önümüzdeki Ekim ayında Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Öte yandan, olay sonrası, Jandarma Genel Komutanlığı da Orhan’ın açığa alınması kararı vermişti.’

Peki, Ne Oldu Da Yedi Gün İçinde Değişti Tüm İnanışlar?

Adli kalemlerin ‘’yahu mürekkebi bitmiş, yazmıyor’’ diye sırıttığı ve cübbelere cep dikildiği bir sistem için bir imza süresi olmalı! Aptal düğünlerde damat diye adlandırılan yolunacak kaz tasvirini zor duruma sokmak için devasa bıçakların yumuşak kekleri kesememesi gibi. Kurdeleler karşısında aniden körelen makaslar gibi… Toplu açılış törenlerinde açılacak olan yere dair konuşulacak süre kadar önem veriliyor ülkemde adalete! Konu sadece gündem değil ki! Binlercesi aynı şekilde… Anıtları kalmamış, sayaçlar bozuldu. Kaç kadının öldürüldüğünün çetelesini tutamıyorlar. Hukuk kitapları gün geçtikçe kalınlaşıyor. Yeni yeni suçlar üretiyorlar katiller. Bir suçla başka suçu karıştırıyorlar. Yemek tarifi verir gibi haber okuyoruz üçüncü sayfalarda. Biraz kaçırma, biraz tecavüz, bir tutam alıkoyma, kısık seste kırk beş dakika dayak! Kelimelerimden iğreniyorum!

Yapılan şeyi duyduğu an banyoya koşan insanlar ile onları yapanlar aynı yerde nefes alıyorlar. Dirilme duygusu elinden alınmış bir halk kalıyor geriye. O halkı da alıyorlar kitaplarından içeriye. Psikolojik rahatsızlıklara yenileri ekleniyor her geçen gün. Psikolojik rahatsızlıklar ‘’rahatsızlık’’ kategorisinden çıkarılmaya çalışılıyor. Rahatsızlıklar meşru kabul ediliyor. Ölenin dilini toprak çürüttüğü için ve daha da çok karşılarında bir muhatap bulamayacaklarından aldıkları güç ile saldırıyorlar namusa, iffete, terbiyeye. Bahane üretiyorlar. Farkındalık oluşturuyorlar. İnsanların onlara ‘’oww ne kadar da farklı bir bakış açınız var saygıdeğer gerizekalı!’’ demelerini istiyorlar. Savunma sundukları cümlelere ‘’yav tamam ölmüş ama…’’ diye başlıyorlar. Öldükten sonra gelecek bir ‘’ama’’ lafzı kadar manidar olan ise ülkemdeki adalet arayışı! Duyduklarımdan iğreniyorum!

Peki, Ne Oldu Da Yedi Gün İçinde Değişti Tüm Kararlar?

Yedi gün… Ortadoğu’nun herhangi bir ülkesi için karar mercii bakımından oldukça kısa bir süre. Alınan kararın hatalı olduğu alınış süresinden belli değil mi ki? Bizler ellerimizde belgeler ile her türlü kurumlarda sağa sola koşturan ebeveynlerimizin peşinden giderek yetişmiş bir nesil olarak bunu hazmedemiyoruz. Oradan onay alınması lazım! Bu işe biz bakmıyoruz. Bir alt kata lütfen! Şimdi de bir üst kata! Lan aynı yere geldik! Sorgulama! SSK’dan SGK’ya ve en sonunda Mezarlıklar Şube Müdürlüğü’ne! Lüüüküs hayat! Ölürken bile rahat bırakmıyorlar seni. Sanırım herkes için geçerli bu. Yedi gün! Bir hafta be! Bir haftada karar Batman’dan çıkıp Ankara üzeri aktarma ile Siirt’e geliyor. İmkânsız bu! Ertelendiğini düşüneceği için adliyeye gitme zahmetinde bulunmayan insanlar tanıyoruz. Yıllardır koşturduğu için inancından vazgeçen ya da ‘’yav de şikâyet etsem ne olacak lo o da aynıdır’’ diyen bir halk var. İktidar ve devlet arasındaki farkın bilgisi bizden uzaklarda olduğu için ise ‘’devlete’’ güvenemiyorlar. ‘’Bağma bunlar da bıliler ama seslerıni etmiler ha!’’

Tabirinin caiz olduğunu düşündüğüm, bu süre içinde medyatik baskılar ile şeyhlerimizin kulaklarına ulaşan her şey nasıl oluyor da milyonların tepkisini hiçe sayacak bir karar ile sonlandırılabiliyor? Onu bırakıp yazdığım yazı yüzünden beni alınca mı sağlanıyor mülkün temeli? ‘’Yoksa straforlardan mı yapılmıştır hâkim çekiçleri?’’ Flash TV dizilerini daha inandırıcı hale getirebilmek adına kafalarda kırılan odunları gibi… Nasıl vereceksiniz bunca canın hesabını? İnandığınız ve adını öne sürüp tüm pis işlerinizi yaptığını Allah nasıl yok sayacak sizi? Sorduğum sorulardan iğreniyorum!

Süslü erken ergen öğrenciler gibi şehir baroları birbirleri ile dövüş içindeler! Birinin verdiği kararı diğeri kınıyor. Onun kınamasını ise bir başkası alkışlıyor. Bizler de üzerindeki işlemeler ile daha makbul olacağını düşündüğümüz tespih taneleri ile ‘’Subhanallah!’’ çekiyoruz. Yapılan şey bir durum özetlenmesinden farksız bu kez. Belki başka bir ‘’bakış açısı’’ ile görülebilir olanlar. Annemin gözyaşları ile konuştuğu dil arasında bir bağ kurmaya çalışanların, fotoğrafını aklımıza kazığınız insanların mesleği ile bölge insanının mesleksizliği arasındaki farkın ve meslek denilen kavramın toplum nazarında çok daha ulvi anlaşılmasının ya da kızın bir katille konuşmasının ne kadar yakışıksız olduğunu ‘’düşünenlerin’’ dışında…

Önceki cümledeki ‘’düşünenlerin’’ kelimesi yerine ‘’söyleyenlerin’’ kelimesi daha doğru olacaktır. Yaptığım açıklamadan tiksiniyorum. Etimolojik bir aydınlanma ile bitireceğim. Yazıda çokça bahsi geçen adalet kelimesini inceleyelim. Adalet, Arapça’da ‘’adala’’ kökünden geliyor. Bunun denklik sağlama ve bir karşılaştırma ile sonuca ulaşma gibi alt anlamları var. Burada iki zıt tutum arasında bir ortak çıkarımdan söz ediliyor. Yani tek elden gelenin adalet olamayacağı aşikâr! Aynı kökten türeyen bir diğer kelime ise ‘’tadilat’’ olarak çıkıyor karşımıza. Bu da bilindiği gibi onarım ve yenilik getirmek gibi anlamlara geliyor. Direkt çeviride değiştirmek gibi karşılansa da konuşma dilinde olumlu bir hava yakalıyor. Aynı kökten gelmelerine rağmen birbirleri arasındaki anlamın neden bu denli uzak olduğunu kavramak zor olmalı! Üzerinde düşünmemiz ise aynı denli zor değil! Son sözümü söyleyip çekilmeden önce hepinize hayatta kalma becerisi, akıl sağlığı ve çokça sakinlik diliyorum.Haftaya görüşene dek yaşamaya çalışın! Unutmayın!

‘’Adaletin Tadilata İhtiyacı Var!’’

Haydar Alper Eser
Haydar Alper Eserhalper2156@haberdiyarbakir.org
mersin escort - www.mersinescortmira.com - www.mersinescortelvin.com - www.mersinescortelif.com - www.mersinescortmariyana.com

aydın escortmuğla escortsamsun escortkütahya escortelazığ escortiğneli lazer epilasyondeneme bonusu veren sitelerTipobetrokettubeBodrum TransferYatırımsız deneme bonusuMasöz İstanbuldini sohbetlerrokettubeçevrimsiz deneme bonusu veren bahis siteleri

escort bodrum