Uzay Rezilliği | Haberdiyarbakir.Org

beylikdüzü escortşirinevler escort
SON DAKİKA
ankara escortankara escortantalya escortsakarya escortantalya escorttikobahis girişlidyabet giriş360bahis girişmeritroyalbet girişTempobetyouwinbest10tipobet

Uzay Rezilliği

Bu haber 04 Ekim 2020 - 13:53 'de eklendi ve 178 kez görüntülendi.

Haydar Alper Eser
Haberdiyarbakir.Org
Köşe Yazarı / Columnist
İletişim: haberdiyarbakir.org@msn.com

Efendim merhabalar!Nasılsınız?Akıl sağlığınız yerinde mi?Bırakın bırakın! Bakmayın o tarafa!Birkaç şey söyleyip gideceğim.Çocuklarımızın eğitim aşkı hakkında!Başlayalım o halde.Müsaadeniz varsa!

Gördünüz mü ama evladımızı? Nasıl da azimli çocuk değil mi? Evin muhtemelen en iyi hat alan ya da internet çeken yeri pencere dibi olduğu için koymuş telefonu oraya! Boyuna da uygun olsun diye altına da yaslıkla destek yapmış. Sevgili gözlerimiz bunları görünce duygusallığa kapılıp nemleniyor değil mi? Yüksekova’da da bir ahır çatısına çıkmışlardı bunun için! Çatı dediğimiz de topraktan yapılma! Duygusallaşmak acizliğimizin ve güçsüzlüğümüzün belirtisi bana göre! Bakım, onarım ya da ‘’bakın biz bunca şeye rağmen bunu yapıyoruz bizi görün’’ diye yorumlara etiketlediğimiz insanlar bunu bir gurur meselesi olarak paylaşmaya devam ettikçe değişmeyecek kurulamayan düzen! Nankörlük mü ediyorum? Tamı tamına ‘’sekkizz cigolayt’’ internet verilmiş. Hamdulillah dememiz gereken yerde bir de beğenmiyoruz değil mi yapılanları? Tarlada çalışıp öğle arasında derse bağlanan kız çocukları öğretmenleri için bir meslek doyumu objesi halindeler. Yemek saatinden zaman ayırıyor görüyor musunuz yapılanları? Canım kızım! Senin için uyanıp bilgisayarımı açacağım! Arkadaşlar bir derin nefes alın da sadece bir kez… Sadece bir kez taraf olmadan düşünebilin! Hayatın anlamı; paylaşılan karelerin altına yazılan ‘’Ah, canım çocuk!’’ gibi estetik görünümlü bomboş sözler olmamalı!

O çocuk o telefonu neden cama yapıştırmak zorunda? O çocuğun çalışacağı masa nerede? Geçin hepsini! O çocuk derse neden bilgisayar ile katılmıyor! ‘’Hocam üç çocuğum var, dersleri çakışıyor diye aynı anda bağlanamıyoruz.’’ diyen veliler tanıyorum. Bilerek üç çocuk olanı örnek verdim. Coğrafyamda çok daha fazla sayıda da var bu gerçek! Ama üç çocuk! Hani istedikleri sayıda! Maalesef neslimiz öyle bir halde ki… Doğmamış çocukları bir kenara dursun kendi yarınlarını bile düşünemiyorlar. Yukarıdaki fotoğrafı İnstagram üzerinde çizgisel duruşu ile bilinen @siyahserit1 sayfasından aldım. Paylaşımdan iki gün sonra Amasya’da ilgili mercii evladımıza bir adet tablet hediye etmiş. Karşılıklı olarak ağlaşmışlar. Sonra birbirlerini gurur ile alkışlamışlar. Ben o çocuğun gireceği sınavın stresini yaşamışım yazarken. Kimsenin haberi olmamış. Ülkemde herkes üç maymunun dördüncüsünü oynuyor. Tek bir işlevleri yok. Hem görmüyorlar, hem duymuyorlar hem de bilmiyorlar. Yaptıkları tek şey bambaşka bir tablo yaratmak, rezilliği başarı olarak algılatmak ve kendi çocuklukları ile karşılaştırmak! Çıldırma eşiğim de burada sonlanıyor. Ancak, geçmeden ikinci örneği de vereceğim.

Olay olması gereken ancak olmayan bir olay aslında bu… Bin beş yüz kilometre ötedeki teyzeciğim ‘’ah canım evlatlarım ne kadar da özverilisiniz eğitim için sizler!’’ dese de bunun özveri ile ilgisi olacağını düşünmek ülkenin yetmiş dokuz milyonu üzerine çizgi çekmek anlamına gelecek. Kalan bir milyon ise kıyamet kopsa dahi cehenneme lüks araçları ile gidecek kesim. Neden mi lüks araç? Ya da nasıl mı lüks araç? Yatlar, katlar, doymayan gözler, saraylar, saltanatlar… İşte bu iki örnek var diye. Bizler bu haldeyiz diye onlar o haldeler. Ülkede yetmiş dokuz milyon insan kalan bir milyon insanın sefası için yoksulluk sınırı ile savaşıyor. Düşünsenize! Dünyanın dört bir yanından kıskanılan bir toprakta yaşıyoruz! Gel gör ki, yoksun bile değiliz!

Yoksul Bile…Yer her sene ygs, lys, abs, kpss, abcs, spss, xyzs, suss, kess ve daha binlerce sınavın birincilerinin ellerinde bir tahta sopa ver arkasındaki koyun sürüsü ile haberlere çıktığı ‘’işte azim!’’ diye haberlerin ‘’oooohh bu gece de salladık üç beş!’’ dediği bir bölge! Yüksekova ilçesine bağlı Sarıtaş Köyü’nün Yemişli Mezrası’nda yaşayan bir grup genç… Eğitim Bilişim Ağı diye adlandırılan (EBA, hani şu çöken EBA loo!) sisteme erişebilmek için köyün dışında bulunan bir ahırın damına çıkıyor! Helal olsun çocuklara! Helal olsun olmasına da yarın bir gün o çocuklardan biri ‘’yav babam biz niye bu şartlarda yaşıyoruz?’’ dediği zaman da suç sayılmasa bari!

Ay’a stadyum mu kursak? Mars’ta otel mi diksek? Yoksa kendi çocuklarımızın eğitimi için oturup kafa mı yorsak? Neler yapabiliriz? Ne zamana kadar kitaplığımızdan kitaplar yollayarak merhem olacağız bu kesiğe? Kurban olsun tüm kitaplar bir tanesinin saçının tek teline! Peki, ne kadar sürecek böyle? Depremde, selde, eşitsizlikte… Kendi açmadığımız yaraları kendimiz mi saracağız bundan böyle? Ne kadar sürecek? Şehrin ileri gelenleri değil de aşiret liderlerinin kapılarını çalmak hoşuma gitmiyor. Çok lafını ettiğiniz padişahın babasına yazdığı gibi? Eğer sizseniz gelin yapın! Bu konu üzerinde de uzlaşamadığımız ve bu düşüncelere de dil uzatanlar olacaktır. Ya da ‘’sen böyle güzelliklerin olmasını istemeyecek kadar kötü kalplisin’’ diyenler! Başa dönün! Tekrar atın! Kötü kalpli olun! Kötü beyinli olmayın! Fotoğraf, bölgesel isimle kitlesel bir çizgi çizen @yuksekovahaber sitesinden alıntı!

Bir de jenerasyonların birbirleri üzerinde karşılaştırma kurma eğilimleri var ki tadından yenmiyor. Hayır, güzelliğinden değil! Gerçekten, midem bulanıyor. Üstten alta olan iğrenç bir şey bu! ‘’Yahu bizim zamanımızda da…’’ devamını biliyorsunuz. Bildiğinizi bilmek bile kahrediyor. ‘’Bana ne senin zamanından!’’ Sene 2020! Her şeyin rayına oturması için üç yıl daha mı bekleyeceğiz? Üç yıl sonra şehrime büyücüler gelip her şeyi düzeltecek mi birden bire? Biliyorum, amacınız kötü değil. Biliyorum, evlatlarınıza hayatın zorlu olabileceği konusunda verdiğiniz pek de pedagojik olmayan bir eğitim süreci bu! Biliyorum, çok zorluklar çekerek geldiniz bu günlere… Bizimkiler ne ki onlar yanında! Ellilerin, altmışların, yetmiş ve seksenlerin çocukları… Gerçi artık doksanlar da mırıldanıyor bunu! Yapmayın! On tane parmağım benim. Kulağını tıkamaya yetmiyor çocuklarımın! Sene 2020! Sizlerin sinemalarda o tadı güzel gazozlarınızı içip ‘’uzay çağları’’ diye düşlediğiniz dönemler… Bu kadar işte! ‘’Uzay Rezilliği!’’ ya da ne derseniz adına…

Son konu ve belki de en gülünç olanlarından bu. Üç harfli kolejlerin ‘’eğitimde fırsat eşitliğini savunuyoruz’’ diye naralar attığı bir palavra bombası! Reklam çekimine de nadide bir sanatçıya şarkılar söyleterek toplum nabzını ölçüyorlar. Okulumu seviyorum. Çünkü okulumda hocalarıma satın aldığım bir kilo karpuz çekirdeği gibi davranabiliyorum. Eğitimde fırsat eşitliği değil de eğitimde fırsat rezilliği sanırım. Harabeye dönmüş eğitimde akıl sağlıklarından şüpheli olduğum (tenzih ederim) öğretmenlerin verdiği pastel bir eğitim. Adı eğitim işte. Eşitlik kısmına gelince okul duvarlarında görsel sanatlar derslerinin etkinliklerini yapıyorlar. Bizler ise ahır damında EBA’ya bağlanmaya çalışıyoruz. Damımız çöküyor. EBA’mız çöküyor. Kahroluyorum! Çok çalışkanım.Hep parlar yıldızım.Çok akıllıyım.Hey Dünya ben varım!Diye de bir dörtlükleri var ikinci kıtada!Son satıra baksana! ‘’Hey Dünya ben varım!’’Anlıyor musun kirvem?Onlar var!Sen var mısın?Ya da onlar varken…Sen, olmalı mısın?

Gidiyorum. Belki bu yazıyı okuyan çocuklar olacaktır. Parmaklarınızın uçlarından öpüyorum. Unutmayın Cibran’ın dediğini; Hiç kimse size, içinizdeki bilginin şafağında halen yarı uykuda olandan bir zerre fazlasını açıklayamaz. Takipçileri arasında mabedin gölgesinde yürüyen bir öğretmen, size bilgeliğini değil sadece inancını ve sevgisini verebilir. Eğer gerçek bir bilgeyse, bilgeliğinin evine davet etmek yerine, sizi kendi aklınızın eşiğine doğru yönlendirir.

Karşınıza koltuk böceği haline gelmiş eğitimcilerin çıkmayacağı bir hayat diliyorum. Bu ve benzer haberleri gördüğünüz zaman mağduru oynamak yerine başınızı havaya kaldırma cesaretinizin olduğu her şeyden önce kendinize hesap verebileceğiniz sahibinden temiz kullanılmış bir vicdan diliyorum. Bir başka travmatik yazıda görüşmek üzere! Selamet diliyorum!

Haydar Alper Eser
Haydar Alper Eserhalper2156@haberdiyarbakir.org

aydın escortmuğla escortsamsun escortkütahya escortelazığ escortiğneli lazer epilasyondeneme bonusu veren sitelerYatırımsız deneme bonusuçevrimsiz deneme bonusu veren bahis siteleriPiabet casinopiabet yeni girişMasöz İstanbul

escort bodrum