YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNE BİR EĞİTİMCİ ELİ DEĞMELİ | Haberdiyarbakir.Org

beylikdüzü escortşirinevler escort
etiler escorttaksim escortbeşiktaş escortescort beylikdüzü
SON DAKİKA
ankara escortankara escortantalya escortsakarya escortantalya escorttikobahis girişlidyabet giriş360bahis girişmeritroyalbet girişTempobetyouwinbest10tipobet

YOĞUN BAKIM ÜNİTELERİNE BİR EĞİTİMCİ ELİ DEĞMELİ

Bu haber 23 Aralık 2019 - 11:02 'de eklendi ve 514 kez görüntülendi.

Eğitimci- Yazar Meryem Avcı
Haberdiyarbakir.Org Haber Ajansı 
Köşe Yazarı / Columnist
İletişim: haberdiyarbakir.org@msn.com

Çok sevdiğim, çok değer verdiğim benim için çok anlamlı olan bir hastam için hastanedeydim.Camekanla çevrili olan bir izolasyon odasında.Yeni bir misafir gelmişti 2 kişilik izolasyon odasına. Bu bir çocuktu ve sekiz yaşındaydı. Anne ve babası ya da bir yakını yanında yoktu.
Merhaba dedim yakışıklı.
-Merhaba
– Adın ne?
– Yunus
– Neden buradasın?
– okulda arkadaşım ile kafa kafaya çarpıştık. Ben yere düştüm. Aslında o an bir şey yoktu. Eve gittim. Evde midem bulanıyordu kustum. Doktora götürdü ailem beni. Bu geldiğimiz 3 hastane. Şimdi de başımı bağladılar.
– Nerede annen- baban?
– Gittiler birkaç gün sonra geri gelecekler.
– Memnun oldum ben de Meryem öğretmen. Bir ihtiyacın olursa buradayım. Dedim ve işlerime koyuldum. Yalnız bir süre sonra ağlamaya başladı. Ne oldu diye sordum. Annesini istiyor babasını istiyor çıkmak istiyordu hastaneden. Haklıydı aslında. İzolasyon odasında ne bir tv ne bir etkinlik yoktu. Ağır hastaların bulunduğu yoğunluğun 65 yaş üstü olduğu bir yoğun bakım ünitesinde  zaman gerçekten geçmek bilmiyordu. Üç gündür kah ağlamış  kah susmuş kah bağırıp çağırıp yoğun bakım ünitesini ayağa kaldırmıştı. İlk yaptığım iş resim ile aran nasıl?resim yapmak ister misin diye sordum.
-” Evet ama ben yapamıyorum kolum ağrıyor”
-Tamam sıkıntı yok Ben senin için istediğin resmi yaparım sende güzel olup olmadığını söylersin dedim. Galiba anlaşacaktık ağlamayı kesmişti. Önce balon resmi yaptık, araba resmi, kamyon resmi, gemi resmi, deniz resmi, balık resmi…Yaptığımız tüm resimleri flaster ile duvara yapıştırdık. Üzerine Ben iyileşmek için her gün dua edeceğim yazdık. Eldivenleri şişirdik balon yaptık üzerine gülen yüz yaptık. Kitap okumayı seviyor musun diye sordum.
-Evet. Ben büyüyünce doktor olacağım.
Tamam o zaman ben sana bir kaç oyuncak ve hikaye kitapları alacağım okur musun dedim. Çok sevindi.
-Evet okurum, dedi.
İşim bitince dışarı çıkmam lazımdı.
– Ama nereye gidiyorsun hani bana kitap alacaktın hani oyuncak getirecektin? dedi.
5-6 hikaye kitabı ile birkaç oyuncak ile geri geldim.
Oyuncaklardan bir tanesini hiç açmadı.
– Kardeşime götüreceğim kardeşim oynasın dedi.

Kitaplara baktı. Tek tek inceledi. Annesini aradı, olup bitenleri annesine anlattı. Anne Meryem öğretmen duvardaki kağıtlara adımı yazdı dedi. Çocuklar çok basit şeylerle mutlu oluyor olabiliyorlardı aslında. Sorumlu hemşir izolasyon odasına geldi. Günlerdir çok ağlıyor nasıl susturdunuz dedi. Sadece 8 yaşındaki çocuğa bir büyükmüş gibi olgunca sabretmesini, acılarına dayanmalarını istiyorlardı günlerdir. Anlayışlı hemşir oyuncaklara ses etmemişti.Az sonrasında doktor gelmişti. İri cüssesi ile yanaştı:
-Kim yaptı bu resimleri ?diye sordu . Bu kitaplar da ne?
– Ögretmen aldı.
Yanıma yanaştı doktor’ -“Bu kitaplar, duvardaki bu resimler, bu yazılar, oyuncaklar ve en önemlisi ise morallerin iyi olması tedavinin önemli bir parçası”.Ben çocukken çok kitap aşırdım Hoca Hanım. Kitap okumayı çok severdim, param olmazdı kitap almak icin… Çocukluğunu, kitaplarını, hayat şartlarını,  eğitimini anlatmaya başladı.

Sağlık Bakanlığı’nın yoğun bakım ünitelerinde bilinci açık olan çocuk hastalar için en kısa zamanda bir yaptırım, bir düzenleme getirmesi gerekir. Her hasta için zamanın durduğu geçmek bilmediği bir ortam burası. Peki bilinci açık olan ve aylarca yoğun bakımda bulunan hastalar nasıl vakit geçirmeliydi? Onlarca ilaç yüklenilen bu hastalara ilaç yanında vakit geçirebilecekleri manevîyatlarini morallerini toparlamaya yardımcı olacak yaptırımlar olmalıydı. Hele ki çocuk hastalar için bu, kaçınılmaz bir durumdur. Anne ve babanın yada bir refekatlinin dahi içeri alınmadığı bu ortamlarda çocuğun günlerce ama günlerce sesiz sedasiz ağlamadan olgunca sabredip susmasını iyileşmesini beklemek ne kadar yanlış bir tutum ne kadar yanlış bir uygulama! Bilmem anlatabiliyor muyum?Çocuk susmuş artık ağlamıyor, bizi dinliyor, oyuncaklarina, balonlarına, kitaplarına bakıyordu.Eline bir kitap aldı. Sayfaları çevirmeye başladı. Onu izlerken ” Eğitim, sen ne güzel şeysin ” dedim. 

Eğitimci Yazar Meryem Avcı
Eğitimci Yazar Meryem Avcımavci5621@haberdiyarbakir.org
09.09.2019 Yılından Beri Haberdiyarbakir.Org Resmi Haber Ajansında Köşe Yazarı Olarak Aktif Görevimdeyim.. (Batman / Sason) Güncel E-Mailim: haberdiyarbakir.org@msn.com
mersin escort - www.mersinescortmira.com - www.mersinescortelvin.com - www.mersinescortelif.com - www.mersinescortmariyana.com

aydın escortmuğla escortsamsun escortkütahya escortelazığ escortiğneli lazer epilasyondeneme bonusu veren sitelerTipobetrokettubeBodrum TransferYatırımsız deneme bonusuMasöz İstanbuldini sohbetlerrokettubeçevrimsiz deneme bonusu veren bahis siteleri

escort bodrum